
“Sadece konuşmak yetmez; yaşamı irdelemek için ethos, yani bir yaşam yolu gerekir. Bir topluma katılmak, bir dili konuşmaktan ötedir.”
İnancın Dili ve Ethos (Yaşam Yolu)
Mesihi dili bilmek ve anlamak oldukça zordur. Birçokları bu dile yabancıdır, birçokları da hayatlarında bu kelimeleri duymamışlardır. Mesihi dili bilmeyen çoktur ama daha tehlikelisi bildiğini zannedenlerdir. Bir inanca dahil olmak bir anlamda o dili konuşabilmek gibidir. Büyük anlamları barındıran küçük kelimeler vardır; ama ne yazık ki bu dilleri konuştuğunu sanan birçokları bu dillerin antik köklerinden uzaktır.
Teoloji, doktrin ve dogmalar genelde kültürel etki altında yeni bir din dili oluşturmuştur. Oysa sadece konuşmak yetmez, yaşamı irdelemek için ethos yani yaşam yolu gerekir. Bir topluma katılmak, bir dili konuşmaktan ötedir.
Cennet-Cehennem Çerçevesinin Ötesine Geçmek
Yahudilik anlaşılmaksızın Mesihi dilin anlaşılması mümkün değildir. Neden tanınmayan ve anlaşılamayan bir din dili var ortada? Kişilerin tarih içinde kendi algılarını oluşturması birinci sebep, her şeyi literal algılamaları ise ikinci sebeptir.
Kişilerin tarih içinde oluşturduğu bu kalıba cennet-cehennem çerçevesinde din algısı diyebiliriz. “Neden Hristiyan olmalıyız, İncil’in mesajı ne?” gibi sorulara çoğunlukla “İsa günahlarımız için öldü, inanırsam cennete giderim” cevabı verilir. Oysa bundan öte, birbirimizi sevme gibi buyrukları dinlemekle yaşamı değiştirmek vardır. İnanç kadar hareket de vardır.
Esas Anlamlara Doğru: Dili Zincirlerinden Kurtarmak
Kurtuluş şimdi yaşam sonrası için algılanıyor; oysa daha çok yaşam içinde transformasyon (dönüşüm) içindir. Sunu, Mesih’in bizim için kendini fedasıdır ama yazılarda günah bedeli değildir. Merhamet sadece günahlar için af algılanıyor; ama yazılarda kaosu ıslah ve düzelmedir. Tövbe sadece günahtan dönüş sanılıyor; oysa yazılarda sürgünden dönüş ve mantık ötesine geçiştir.
Kurtarıcı (Redeemer), günahlarımızdan kurtarış olarak daraltılıyor ama aslında kölelikten kurtarmadır. Doğruluk, şimdi sadece kişisel değerleri edinme sanılıyor; oysa aslında sosyal adalet bilincidir. Barış, şimdi sadece içsel huzur sanılıyor; oysa aslı içsellik ötesi, çekişmelerin ve savaşların sonudur. İman ise doğru dogma üzerinde olmak değil, adanmışlık ve bağlılıktır. Mesihi dilin zincirlerinden kurtarılması bu yüzden çok önemlidir.






