
“Yaratan’ın muhteşem yüceliğini sınırlı insan cümle ve mecazı ifade edemez. Bu nedenle Kutsal Ruh daima yüreklerde devrededir ve tarihi-metaforik bakış açısında bu yazılar Yaratan’la bağımız olur.”
Kısa Kitapçıklar (Biblia) ve Tanrı Sözü Algısı
Kadim yazılara bakış açısı, içinde yazanlara bakış açısı gibi farklı farklıdır. Bununla birlikte ortak bakış açıları vardır: Kadim yazılar Mesih inancına temeldir, Eski ve Yeni Antlaşma’dan müteşekkildir ve 66 kitapçıktan (39 eskisinde, 27 yenisinde) oluştuğu kabul edilir.
Birçokları için bu metinler sanki cümle cümle Yaratan tarafından dikte edilmiş bir kitap olarak görülmektedir. Bu her konuda tam bir yetkiyi kitaba vermiş olmaktadır; ancak bu tarz bakış açısı oldukça etkin yanlış anlaşılmalara ve şüphelere yol açmaktadır. İlahi kolektif bilinç olduğu iyi anlaşılmalı ve insan elinin işin içinde olduğu unutulmamalıdır.
Kadim Yazılar ve İnsan Bakış Açısının Etkisi
Her şeyden önce Yaratan’ın muhteşem yüceliğini sınırlı insan cümle ve mecazı ifade edemez. Ancak oldukça kısıtlı insan ifadeleri ile kısıtlı anlamlar ortaya çıkar. Bu nedenle Kutsal Ruh daima yüreklerde devrededir ve dilediği şekli ile işler.
Yeni Antlaşma metinleri, Mesih’te yeni yaşam bulmuş ve deneyimler yaşamış insanların anlatımlarıdır. Anlatımlar Yaratan’ın nasıl gördüğü değil, kadim İsrail’in ve ilk Hristiyanların nasıl gördüğüdür; onların hikmetleri, bakış açıları, kanaatleri ve sınırlarıdır. Eski metinlerdeki düşmanı çoluk çocuk öldürmek, kölelik, çok eşlilik ya da taşlama gibi ifadeler her şeye kadir Tanrı’nın buyruğu değil, insanın benlik için alma arzusu kaynaklı tarihsel sınırlarının yansımasıdır.
Kanonun Tarihsel Oluşumu ve Yaratan İle Bağımız
Her konunun Tanrı’nın yanılmaz ve değişmez son sözü olarak alınması Yaratan’ı küçültücüdür. Kanon bir süreç sonucu önderlerce oluşturulmuş bir sistem ve standarttır. İlk bölüm olan Tora (ilk beş kitap) İ.Ö. 400 yıllarında, Peygamberler İ.Ö. 200 yılında, Mezmurlar ve Bilgelik yazıları ise İ.S. 90–100 yıllarında (Yavneh konsilinde) kutsal yazı olarak son şeklini almıştır.
Yeni Antlaşma’nın şekillenmesi de süreçtir: Pavlus’un ilk mektupları İ.S. 50’de yazılmıştır, konsillerden geçerek İ.S. 367’de 27 kitapçık olarak kabul edilmiştir. Anayasaları ülke önderleri yapar ve yetkindir; Kutsal Yazılar da ataların yetkinliğindedir ve tarihi-metaforik bakış açısında bu yazılar Yaratan’la bağımız olur.






